10 Ekim 2013 Perşembe

İTÜ'de Rektörün Bir Yılı

İTÜ Asistan Dayanışması, rektör Karaca'nın bir yıl boyunca hayata geçirdiği icraatları anlatan bir açıklama yaptı:

"İTÜ’de Mehmet Karaca’nın rektörlük görevine atanmasıyla birlikte, üniversite kamuoyunun görüşü ve İTÜ geleneği dikkate alınmadan hayata geçirilen uygulamalar, büyük sorunlara ve genel hoşnutsuzluğa dönüştü. Söz konusu durumu daha net görebilmek için aşağıdaki başlık ve açıklamaları dikkatinize sunuyoruz.

Araştırma Görevlileri ve 50/d Sorunu 
  • 80’in üzerinde araştırma görevlisi azami süreyi aşma gerekçesiyle işten çıkarıldı. Bunun yanlış ve hukuksuz bir uygulama olduğunu belirtenlerin talepleri görmezden gelindi. Azami süreyi aşmadan tezini bitiren ve bölüm kurullarının oybirliğiyle önerdiği araştırma görevlilerinin dahi 33/a kadrosuna geçişi engellendi. 
  • Yurt dışı görevlendirmeleri azami süre gerekçesiyle maaşsız yapılmaya başlandı. Azami süreyi geçen öğrencilerin de bilimsel etkinliklere katılım destekleri iptal edildi. 
  • İşten atılan araştırma görevlileri tarafından açılan davalarda, yürütmeyi durdurma kararı verilen örnekler oldu. Rektör, daha önce pek çok ortamda 50/d maddesine ilişkin sorularda “hukuka uyacağının” teminatını vermiş olmasına rağmen, bu mahkeme kararlarını uygulamamakta, bazılarında ise işlemleri geciktirmektedir. İTÜ yönetimi hukuki kararları da hiçe saymaya başlamıştır. 
  • 2547 sayılı kanuna aykırı 33/a’ya geçiş kriterleri getirildi. Üyelerinin nasıl belirlendiği belli olmayan bir değerlendirme kurulu oluşturuldu. 
  •  Süreden sayılmayan izinler, çalışma süresi hesabına dahil edildi. Böylece önceki uygulamalara göre çalışmalarını planlayan; yurt dışı görevi, doğum izni veya özel sebeplerle enstitü onayıyla süreden sayılmayan izin hakkını kullanan araştırma görevlileri mağdur oldu. 

Demokratik Olmayan Karar Alma Süreçleri 

  • İTÜ’de “tek adam” rejimi tesis edildi. Birçok fakültede, rektörlüğe yakın isimler dekan olarak atandı. 
  • Üniversite Senatosu ve Yönetim Kurulu, bizzat rektörün, ilgili toplantılarda takındığı tavır nedeniyle itibarsızlaştı. 
  • Yıllardır hazırlığı yapılan sosyal bilimler bölümleri ve fakültesinin açılmamasına karar verildi. 
  • Ekonomi alanında çalışan öğretim üyelerinin görüşüne başvurulmadan Ekonomi Bölümü açıldı. Bu alanda çalışan öğretim üyelerinin yeni açılan bölüme geçiş talepleri, gerekçe gösterilmeden reddedildi. 
  • 2002 yılından beri yayında olan ve Türkçe yayınlanan sınırlı sayıdaki dergiden biri olan İTÜ Dergisi, gerekçesi açıklanmadan kapatıldı. 
  • Yurt dışı bilimsel araştırma toplantılarına katılım desteği için indeksli makale şartı getirildi. Katılım destekleri ciddi oranda (%20) düşürüldü. 
  • Emekli öğretim üyelerinin ders ve danışmanlık görevleri sınırlandı. Emekli öğretim üyelerinin odalarını boşaltmaları gerektiğini bildiren yazı, kendilerine gösterilmesi gereken saygıdan ve akademik titizlikten çok uzak bir dille kaleme alındı. 
  • Bazı projelerin yürütücüleri gerekçe bildirilmeden değiştirildi. 
  • İTÜ Nano projesi ve Temiz Oda laboratuvarının sorumlu öğretim üyesi değiştirildi; bazı donanımlara el kondu ve ilgili projenin geliştirilmesi engellendi. 

Skandallar 

  • Yürütülen bir soruşturma kapsamında, Mersin limanında ele geçirilen pirinçler İTÜ MOBGAM’a gönderilmişti. Standart prosedüre uyularak gerçekleştirilen deneylerde iki farklı GDO ırkına rastlandı ve bu durum kamuoyuna yansıdı. Bunun üzerine Tarım Bakanı Mehdi Eker, hiçbir bulgu ve deneye dayandırmadan pirinçlerin GDO'suz olduğunu iddia etti. Rektör Karaca, MOBGAM sorumlusunu hiçbir kovuşturmaya gerek görmeden görevden uzaklaştırdı ve deneyin hatalı olduğunu da bir çırpıda açıklayıverdi. Bu yaşananlardan sonra Mehdi Eker şu açıklamada bulundu: "İTÜ’nün o incelemeyi yapacak donanımı da yok, bilgisi de, birikimi de. Savcının pirinci inceleme için İTÜ’ye göndermesi de, İTÜ’nün ‘Ben bu işten anlamam’ demeyip incelemesi de tam bir skandal. Doğru adres bakanlığımız olmalıydı.” 240 yıllık geçmişi olan İTÜ şimdiye kadar hiç böyle aşağılanmamış, bilimsel değeri ayaklar altına alınmamıştır. 
  • Mezuniyet töreni büyük bir protestoya sahne oldu. İTÜ’de Rektör Karaca’nın göreve gelişiyle yaşanan gelişmeleri protesto eden öğrenciler, Rektör’e hep birlikte sırtlarını döndüler. Veliler de ıslık ve sloganlarla protestoya destek verdiler. Otobüslerle İTÜ kampüsüne taşınan siyasi bir grup, mezuniyet törenine saldırdı. Alan dışına çıkarılmaları sonrasında, mezuniyet alanına rastgele attıkları taşlar nedeniyle bir veli yaralandı. Öğrencilere, hocalara ve velilere yapılan bu saldırı ile ilgili rektörlük tarafından herhangi bir soruşturma yürütülmedi. 
  • Öğrencilerin işleteceği vaat edilen kantinlerin bazıları Etiler Marmaris Büfe işletmeciliğine devredildi. 

Öğrenciler

  • Hazırlık sınıfını geçemeyen öğrenciler hiçbir barınma alternatifi sunulmadan yurtlardan atılmaktalar. • Vadi Yurtları kantininde düğün töreni düzenlenmesine izin verildi. 
  • Kampüs güvenlik görevlilerinin sayısı arttırıldı. Kampüste tüm gün güvenlik ve sivil polis devriye aracı uygulaması başladı. Personel 
  • Rektörlükte çalışan çok sayıda idari personelin görev yeri değiştirildi. Çeşitli fakültelerdeki idari personeller, sürgün olarak adlandırılabilecek uygulamalara tabi tutuldu. 
  • Porselen tabaklar bahane edilerek, yemekhanelerde statü farkı yaratıldı. 
  • Taşeron şirket çalışanlarının servis araçlarından yararlanmaları yasaklandı. Tepkiler üzerine fiilen bu yasak kaldırılsa da, resmi bir değişiklik ve açıklama yapılmadı. Üniversite Geneli 
  • Rektörlükle iletişim kanalları kapalı tutuldu, dilekçeler yanıtsız bırakıldı ve randevu talepleri geri çevrildi. İTÜ kamuoyuna yönelik yoğun bir dezenformasyon ve sansür uygulandı. Kurumsal İletişim Ofisi tarafından yalnızca yönetimi destekleyen haberler paylaşıldı. Bu durum, Cumhuriyet Bilim teknoloji ekinin aynı sayfasında yer alan iki haberden birini paylaşıp, diğerini sansürlemeye kadar götürüldü. 
  • Bu sansürü bir nebze kırmak amacıyla kullanılan, İTÜ Asistan Dayanışması e-posta adresleri üniversite yönetimi tarafından bloklandı. 
  • İş Bankası’ndan sonra Vakıfbank da İTÜ’lülerin hayatına zorla sokuldu. İTÜ mensupları, Vakıfbank kartlarıyla birleştirilen kimlik kartlarını almak zorunda bırakıldı. Maslak kampüsündeki banklar ve şemsiyeler Vakıfbank reklamlarıyla doldu. 
  • Lojman dağıtımının nasıl yapıldığına yönelik sorular cevapsız kaldı. Kriterlerin ve başvuruların İTÜ kamuoyuyla paylaşılması talebi ısrarla reddedildi."

kaynak: İTÜ Asistan Dayanışması (ituasistandayanismasi.blogspot.com)

1 Ekim 2013 Salı

"İTÜ Forumu - 12" Notları - 01.10.2013

Gündemler:

  • Rektöründen Kiralık İTÜ: İTÜ'deki kiralamalar, kantin işletmeleri, ticaret
  • 7 Ekim Pazartesi KSB'de yapılacak etkinliğe dair protesto
  • Öğrenci ve araştırma görevlilerine 28 Mart 2013'te yapılan eylem hakkında gönderilen uyarılar

Alınan Kararlar ve Diğer Öneriler:

  • 7 Ekim Pazartesi günü KSB Büyük Salon'da THY Genel Müdürü Temel Kotil'in katılımıyla yapılacak olan etkinliğin; katılımcı kurumun ve kişinin emek düşmanı ve gerici politikaları sebebiyle bir üniversiteye yakışmayacak bir etkinlik olduğuna karar verildi. Bu eksende etkinlik gününde bir eylem yapılmasına karar verildi.
  • Yapılacak olan eyleme bir buçuk yıla yakın zamandır hakları için direnişte olan THY işçilerinin davet edilmesine, eylem ile ilgili basına çağrı yapılmasına, diğer üniversite ve park forumlarına davet gönderilmesine karar verildi. Eylemin ardından İTÜ Forumu-13'ün gerçekleştirilmesine karar verildi.
  • 28 Mart 2013 tarihinde araştırma görevlilerinin işten çıkarılmalarını ve bu konuda 519 öğretim üyesinin görüşlerinin yok sayılmasını protesto etmek için rektörlük önünde yapılan eylem ile alakalı olarak; rektör Karaca imzasıyla çok sayıda öğrenci ve araştırma görevlisine gönderilen uyarı metinlerinin herhangi bir soruşturma olmaksızın gönderildiği ve meşru olmadığı, açıkça göz dağı vermek gibi bir niyet taşıdığı konuşuldu. İTÜ Forumu'nun uyarı gönderilen İTÜ'lülerin hepsine sonuna kadar sahip çıkmasına ve ilerleyen zamanlarda bu konuya dair bir çalışma yapılmasına karar verildi.
  • İTÜ'de kantin işletmeleri başta olmak üzere her alanın ticari yaklaşımlarla değerlendirilmeye çalışıldığı, öğrencileri güncel olarak en fazla etkileyen alanın kantinler olduğu konuşuldu. "Rektöründen Kiralık İTÜ" başlığı altında yürütülen tartışma kantin işletmeleri üzerinde yoğunlaştırıldı.
  • Kantin işletmeleriyle alakalı olarak yürütülecek çalışmaların temeline herhangi bir şirketin kâr mantığıyla işletmeye devam edeceği kısmı fiyat indirimlerinin değil "kâr amacı gütmeyen kantin" modelinin konulması ve bu eksende çalışmalar yapılması kararlaştırıldı. Ayrıca kâr amacı gütmeyen kantin uygulamasının Mayıs 2012'de İTÜ Senatosu kararıyla güvence altına alınmış, kazanılmış bir hak olduğunun vurgusu yapıldı.
  • Kantin işletmeleri ve İTÜ'deki kiralama işleri ile ilgili mevzuatın incelenmesi ve foruma bilgilendirme yapılması kararlaştırıldı.
  • İTÜ Forumu'nun tüm bileşenlerinin buluşma noktası olabilecek, kamusal nitelikte bir alanın yaratılması konusunda başlangıç olması amacıyla Dayanışma Meydanı'na çay kazanları konularak alanın hareketlendirilmeye başlanmasına karar verildi.
  • Kantin işletmeleri ile ilgili olarak 2-3 gün sürecek uyarı boykotları, bilgilendirme amaçlı görsel çalışmalar, gezici kantin kurulması önerileri getirildi. Sürekliliğin sağlanabileceği fakülte binalarında alternatif kantinlerin oluşturulmaya başlayabilmesi için (çay kazanı konması gibi basit yöntemlerle) çalışma yürütülebileceği konuşuldu.
  • Kantinleri kiralayan şirketlerden bir tanesi olan "Etiler Marmaris" işletmesinin, birçok şubesi bulunan bir zincir olarak İTÜ'de kantin işletmelerinin ticari bir alan şeklinde değerlendirildiğinin önemli örneklerinden biri olduğu; ayrıca Gezi Parkı direnişi esnasında eylemcilere yönelik faşist tutumu sebebiyle önemli bir noktada durduğu tespiti yapıldı. 
  • İTÜ Forumu - 13'ün, 7 Ekim Pazartesi günü yapılacak olan eylemle birleştirilmesi sebebiyle THY işçilerine söz verilerek başlanmasına, ana gündemlerin Kampüs Kart uygulaması ve 28 Mart 2013'te yapılan eylemle ilgili gönderilen uyarı yazıları olmasına karar verildi.

26 Eylül 2013 Perşembe

İTÜ Fen Edebiyat Binası Merdivenleri Artık Rengarenk!

İTÜ Forumu katılımcıları son forumlarında Fen Edebiyat Binası önündeki merdivenleri rengarenk boyama kararı almışlardı. Karar bugün uygulandı:
İTÜ FEB MERDİVENLERİ; İTÜ'YÜ KARARTMAYA ÇALIŞANLARA İNAT, ARTIK RENGARENK!





25 Eylül 2013 Çarşamba

"İTÜ Gezi Forumu - 11" Notları - 24.09.2013

Alınan Kararlar:
  • 26 Eylül Perşembe günü Fen Edebiyat Fakültesi Binasının önündeki merdivenlerin rengarenk boyanması kararlaştırıldı. Etkinlik saat 13:00'da başlayacak. 
  • Forumun daha bilinir ve kapsayıcı hale gelmesi, katılımın artırılması ve alınan kararlarla sıradaki forumun gündeminin ilan edilmesi için haftalık el ilanları çıkartılmasına karar verildi.
  • Fen Edebiyat Fakültesi'ndeki Y amfilerinin isimlerinin Haziran Direnişi ve sonrasında hayatını kaybeden eylemcilerin ve yazın trafik kazasında hayatını kaybeden, ilk forumların örgütlenmesinde büyük emeği olan İTÜ mensubu Dr. Duygu Balcan'ın ismi verilerek değiştirilmesi için bir çalışma yürütülmesine karar verildi.
  • Forumların daha verimli geçmesi amacıyla, bundan sonra yapılacak forumlar için önceden ana gündemlerin belirlenmesi kararlaştırıldı. Ana gündem konuşulduktan sonra diğer önerileri de konuşulacak. 
  • Forumda alınan kararların uygulanması ve takibi için her konuda görevli gruplar belirlenmesine karar verildi.
  • Yazın yapılan forumlarda kararı alınan ve çeşitli gerekçelerle çalışması yarım kalan "İTÜ Gezi Şehitleri Anıtı" üzerine yapılan çalışmalara devam edilecek.
  • Bir sonraki forumun gündemi İTÜ'deki kantin işletmeleri, mekan kiralamaları gibi çokça konuyu kapsayan "İTÜ'nün ticarileşmesi ve ticari uygulamalar" konusu olarak belirlendi. Başlığımız "REKTÖRÜNDEN KİRALIK İTÜ" olacak.
  • Forumların duyurularının güçlendirilmesi için afiş asılması, el ilanlarının dağıtımı gibi konuları üstlenecek, her fakülteden buralara yayacak sorumlular belirlendi. 

Kararlar Dışında Konuşulanlar:
  • 10. forumda kararı alınan ses çıkarma eylemi hakkında bilgilendirme yapıldı.
  • Yemekhane ve Kampüs Kart sorunlarının birbiriyle kısmen bağlantılı olduğu; sorunların çözümü için forumun çalışma yapması gerektiği konuşuldu.
  • Kantin işletmelere ve kantin fiyatlarının İTÜ'de önemli bir sorun olduğu ve bunlarla ilgili çalışma yapılması gerektiği konuşuldu.
  • İTÜ Asistan Dayanışması'nın yeniden kuracağı çadır ve burada alternatif bir mekan oluşturulması konusuna değinildi.

21 Eylül 2013 Cumartesi

"İTÜ Gezi Forumu - 10" Notları - 19.09.2013

Alınan Kararlar:
  • Forumun bundan sonra salı günleri saat 17:00'de yapılmasına karar verildi. 
  • Diğer fakültelerde forumlar kurulması için çağrı yapılması ve bunları fakültelerin iç dinamiklerinin öncülük etmesi kararlaştırıldı.
  • Gün içinde Haziran direnişi ve sonrasındaki eylemlerde hayatlarını kaybedenler için ses çıkarma eylemi yapılması kararı alındı. İstanbul Üniversitesinden gelen arkadaşlar deneyimlerini paylaştı bu doğrultuda 12:30da yemekhane önünde ilk eylemin gerçekleştirilmesi kararı alındı.
  • Polisin üniversiteye girmesi konusunda anket çalışması yapılması kararlaştırıldı taslak sıradaki forumda tartışılacak.
  • Ozalit, afiş vb. temel ihtiyaçlar için için bütçe komisyonu kuruldu. Her forumda mali bilgilendirme yapılacak. 
Kararlar Dışında Konuşulanlar ve Önerileri:

Foruma yazın yapılan eylemlerden bahsedilerek başladı. Çetinsaya protestosu, mezuniyet eylemi ve son olarak karacanın birinci yılında yapılan etkinlikten bahsedildi.

Forumun genel işleyişinden ve amacından bahsedildi. Forumun facebook, twitter ve blog hesaplarıyla ilgili bilgi verildi. Forumların doğrudan demokrasi ve eşitlik kültürüne dikkat çekildi. Asistan dayanışmasının kampüs cafenin yanında açacağı standda tartışma ve sorunların gün içindede yapılabileceği belirtildi.

2012 ağustosundan bu yana yaklaşık 100 asistanın bölümlerin olumlu görüş bildirmesine rağmen atıldığı belirtildi. Bunun temel nedeninin Karacanın keyfi uygulamaları olduğu söylendi.

KESK’in yaptığı kampüskartla ilgili açıklık talebine cevap gelmedi.

Bu kararların çoğunun Karacanın kapalı, antidemokratik ve otoriter uygulamalarının nedeni olduğu belirtildi.
İtü’nün gerçek demokrasiyi forumda inşa edeceğinden bahsedildi.

Kantinlerin özel sermayeden alınarak itü bünyesine ve öğrencilerin çıkarına kullanılması gerekliliği tartışıldı. Şu anda inşaatta ve medde etiler marmaris var diğer fakültelerde de özel işletmeler kantinleri işletiyor. Bunun yanında Eebin karşısındaki alanda bulunan kulübelerin de kulüplerin bünyesinden alınarak özel sektöre verilmeye çalışıldığı söylendi. Bununla ilgili yapılacakların tartışması diğer foruma ertelendi.

Fen edebiyattaki Y amfilerine gezi şehitlerinin adı verilmesi konuşuldu. Gündem yoğunluğu nedeniyle mesele diğer foruma ertelendi.

Yemekhanede vejeteryan yemek çıkması önerisi yapıldı.

Geçen sene hazırlığı geçemeyen öğrencilerin yurttan çıkarılması tartışıldı. Öğrencilerin hukuki olarak haklı olduğu konuşuldu. Vadiden atılan 83 öğrenci var diğer yurtlarla beraber sayı 150 yi buluyor. Bu konuda yapılacak eyleme meclisin destek vereceği belirtildi. Okula çadır kurma fikri genel olarak kabul edildi. Atılan veya atılma durumu olan öğrencilerden gelecek haber bekleniyor.

Eylem ve çalışmalarda daha efektif görev almak için atölyeler kurulması teklifi yapıldı. Bu konuya da geri dönülemedi. Tekrar gündeme gelmesi faydalı olacaktır denildi.

Kazova işçilerinin direnişinden bahsedildi buradaki işçilerin ürettiği mallar satın alınarak bireysel destek verilebileceğinden bahsedildi. Ayrıca fabrikadaki gece nöbetlerine çağrı yapıldı.

Abbasağa parkının düzenlemiş olduğu otele dönüştürülmesi planlanan Beşiktaş iskelesinde çay içme etkinliğine çağrı yapıldı.

İTÜ’de merdiven boyama eylem çağrısı yapıldı. Halihazırda İtü Renklensin adında bir organizasyon varmış onlarla iletişime geçilebilir.

Forumlara katılımın ve verimliliğin artması, forumun düzenlenmesi için saat sınırı konulması önerildi.

12 Eylül 2013 Perşembe

İTÜ BU MEVSİM BİR BAŞKA OLACAK! HAYDİ FORUMA!


İTÜ GEZİ FORUMU GÜZ DÖNEMİNİN İLK FORUMUNA ÇAĞIRIYOR: 19 EYLÜL PERŞEMBE, 16:30, İTÜ DAYANIŞMA MEYDANI*



Haziran ayında memleketin her köşesini Gezi Parkı'na sahip çıkanların çaktığı kıvılcımla alevlenen eşitlik, özgürlük ve hak mücadeleleri sarmıştı. Bu mücadele günlerini ise mahallelerde, parklarda insanların birbirini yeni baştan tanımaya başladığı, mücadeleyi nasıl yükselteceğini tartıştığı forumlar izledi. İTÜ'lüler de öğrencisiyle, araştırma görevlisiyle, öğretim elemanıyla, idari personeliyle bu sürecin bir parçası oldu. Düzenlediğimiz forumlarda birbirimizi dinledik, anlamaya çalıştık, hem okulumuz hem de yaşam alanımız olan İTÜ'nün gündemlerine, İTÜ'nün asıl bileşenleri olarak dahil olduk.

ŞİMDİ DAYANIŞMAYI, PAYLAŞIMI  ve MÜCADELEYİ BÜYÜTMENİN ZAMANI!

Yeni dönem başlıyor... Eşitlikten, özgürlükten, halk için özgür bilimden, demokrasiden yana olan  herkesi olduğu gibi tüm İTÜ'lüleri de çok hareketli bir dönem bekliyor. Atandığı günden bu yana İTÜ tarihinin en karanlık günlerini yaşatan rektör Karaca'nın tek adam rektörlüğüne inat, İTÜ'de gerçek demokrasiyi inşa etme sürecimiz asıl şimdi başlıyor. Savaş çığırtkanlığı yapanlara, itirazını dile getirenleri gazla, copla, TOMA'yla sindirmeye çalışanlara cevabımızı geleceğimizi kendi ellerimizle kurarak vermeye çağırıyoruz.

İTÜ Gezi Forumu tüm İTÜ'lü öğrencileri, araştırma görevlilerini, öğretim üyelerini, öğretim görevlilerini, idari personeli, taşeron işçileri birlik olmaya; kendi demokrasisini inşa etmeye çağırıyor!
Aylardır haykırdığımız gibi:
"BU DAHA BAŞLANGIÇ, MÜCADELEYE DEVAM!"

İTÜ GEZİ FORUMU: 19 EYLÜL PERŞEMBE
SAAT 16:30
 İTÜ DAYANIŞMA MEYDANI*

İTÜ DAYANIŞMA MEYDANI*: İTÜ Ayazağa Kampüsü 75. Yıl Öğrenci Sosyal Merkezi (yemekhane) Karşısı

25 Temmuz 2013 Perşembe

"İTÜ Gezi Forumu - 9" Notları - 25.07.2013

Gündemler:
1.       İTÜ Mimarlık Fakültesi personeli Nurten Tokatlı’nın sürgün edilmesi
2.       1 Ağustosta rektör Karaca’nın göreve başlamasının yıldönümü sebebiyle yapılacak etkinlik
3.       Gezi direnişinde hayatını kaybedenler için yapılacak anıt/fidanlık
4.       Gelecek döneme dair öneri ve planlar
5.       Kampüskart uygulaması

Konuşulanlar:
  •          26 Temmuz Cuma günü yapılacak “Üniversiteler Forumu” hatırlatıldı.
  •          “Mimarlık fakültesi personeli Nurten Tokatlı’nın rızası dışında görev yeri değiştirilmiştir. Bu yer değişikliği personelin rızası alınmadan yapıldığı için bir sürgündür.” Dendi.
  •          İdari personelin görev yerinin değiştirilmesini meşrulaştıran madde 13/b maddesidir. Bu ve bunun gibi İTÜ mensupları için sorun yaratabilecek yasa, yönetmelik ve düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir.
  •          İdari personelin yaşadığı diğer sorunlar hakkında daha detaylı bilgi sahibi edinmemiz gerekir.
  •          İdari personelle diğer İTÜ bileşenlerinin ilişkisi sorgulanmalıdır.
  •          Nurten Tokatlı’nın karşılaştığı durumla alakalı olarak açılan blogdan bilgi ve dilekçe örnekleri edinilebilir.
  •          1 Ağustosta rektör Karaca’nın göreve başlamasının birinci yılı dolayısıyla yapılacak etkinlik ve hazırlık süreci hakkında bilgilendirme yapıldı.
  •          Gezi direnişi sırasında hayatını kaybedenler için anıt veya fidan dikilmesi konusu tekrar gündeme alındı.
  •          Direniş esnasında hayatını kaybeden polisin de anıtta yer almasını önerenler oldu. Gerekçe olarak ayrıştırıcı değil bütünleştirici bir yol izlenmesi gerektiği sunuldu.
  •          Anıt için sadece hayatını kaybeden direnişçilerin adının geçmesi gerektiğini söyleyenler oldu. Gerekçe olarak hayatını kaybeden polisin düştüğü esnada eylemcileri kovaladığı, dolayısıyla hareketinde bir iyi niyet bulunamayacağı ve polisin esasen kurumsal olarak direnişin karşısında olduğu; sonuç olarak ismin geçmemesi gerektiği gösterildi.
  •          Kurulacak anıtın bir yapı veya fidan olması konusunda iki ayrı öneri geldi.
  •          Önümüzdeki dönem kulüp odalarının kullanımının ve kulüplerin forum/meclis sürecine daha fazla katılmasının önemli olduğu vurgulandı.
  •          Öğrenci İşleri binasının arka tarafında kullanılmayan binanın değerlendirilebileceği önerildi.
  •          Öğrenci temsilciliğinin kurumsal ve kişisel olarak sahiplenilmesi ve sürece aktif katılımı için çaba harcanması gerektiği söylendi.
  •          Görsel açıdan önemli bir eksiklik hissedildiği belirtilerek, bu amaçla bir çalışma yapılması önerildi.
  •          Ortak kullanım alanı ihtiyacı olduğu ve bunun için ya sadece bir mekân ya da öğrenci kantini tarzında bir yer açılması önerildi.
  •          Kulüpler şenliğinde forum bileşenleri adına bir masa açılması önerildi.
  •          Kampüs kart uygulamasının öğrenciye sorulmadan başlatılan, İTÜ mensuplarının zorla banka müşterisi yapılmasını amaçlayan bir uygulama olduğu söylendi.
  •          Kampüs kart uygulamasının daha önce denendiği üniversitelerden örnekler paylaşıldı. Kocaeli, Ege ve Ordu Üniversitelerinde yaşananlar ve hukuki süreç hakkında bilgilendirme yapıldı.
  •          İTÜ’lülerin kimlik bilgilerinin bankalara izinsiz bir şekilde sunduğu vurgulandı.
  •         Kampüs kart uygulamasının neye hizmet ettiğini anlatacak görsel çalışmalar yapılması gerektiği söylendi. Sticker ve video önerileri getirildi.

kKararlaştırılanlar

  •          29 Temmuz pazartesi günü saat 13:00’te Mimarlık Fakültesi’nde buluşularak Nurten Tokatlı’nın sürgünü hakkında toplu şekilde itiraz dilekçeleri verilecek.
  •          Gezi direnişinde hayatını kaybeden direnişçiler için bir anıt ve etrafında fidanlar olacak şekilde bir mekan oluşturulmasına karar verildi. Sadece hayatını kaybeden direnişçilerin isimlerinin yer alacağı bu mekan için bir çalışma grubu kuruldu.
  •          Forumun/meclisin ortak kullanım alanı ihtiyacını gidermek amacıyla fakültelerde ve merkezde öğrenci kantini halini de alabilecek bir mekan kurulması kararlaştırıldı.
  •          Güz döneminin ilk forumunun 19 Eylül Perşembe günü saat 16:30’da yapılmasına karar verildi. Bu forumun örgütlenmesi için bir çalışma grubu oluşturuldu.
  •          Kampüs kart uygulaması hakkında bilgilendirici bir görsel çalışma yapılmasına karar verildi. Genel olarak forumun görsel eksikliklerini de gidermek için çalışacak bir çalışma grubu oluşturuldu.
  •          Eylül ayının başında yeni kayıtlar alınırken Kampüs kart konusu için masa açılması ve bilgilendirici metinler hazırlanması yollarıyla durumun ifşa edilmesi ve banka hesabı açmanın zorunlu olduğu gibi yanlış yönlendirmelerin önüne geçilmesi kararlaştırıldı.
  •          İTÜ sitelerine kullanıcı adı ile giriş yapılırken çıkan kampüs kart seçim ekranından kimsenin bir başvuru yapmaması kararlaştırıldı.


"İTÜ Gezi Forumu - 8" Notları - 22.07.2013

Geçtiğimiz hafta salı günü sabaha karşı evleri basılarak alınan ve hukuksuz bir şekilde 4 gün gözaltında tutulan çoğu üniversite öğrencisi 29 kişi ilk gündem maddesiydi. Bu arkadaşlardan üçüde İTÜ öğrencisiydi ve onlardan biri olan İsmail Cem Bakır’da aramızdaydı. Yaşadıklarını anlattı.

Okulumuzda 8 Temmuz’da yapılan mezuniyet törenini izlemek için tribünlerde bulunduğunu belirterek, o gün törende rektörlük tarafından çağrılan sivil polislerin tribünlerde kendisinin ve kendisi gibi daha pek çok kişinin fotoğrafını çektiklerini farkettiğini belirtti. Alınma nedenlerinden birisininde bu olabilceğini söyledi. Kendisini gözaltı süresi boyunca ve Çağlayan Adliyesi’nde yalnız bırakmayan hocalarına ve arkadaşlarına teşekkür etti.

Diğer gündem maddeleri:

1. Rektör Karaca’nın 6 Ağustos’ta 1.yılının dolmasından dolayı yapılacak olan etkinlikler
Alınan Karar: 6 Ağustos arife gününden bir gün önce olduğu için ve ondan sonraki haftada final arası olacağından, yaz okulu finallerinin 14 Ağustos’ta başlamasındasn ötürü, daha kalabalık olabileceği düşünülerek etkinliği 1 Ağustos Perşembe günü yapma kararı alındı.

O gün rektörlük önünde okulumuzdaki akademik, özgür, bilimsel, dayanışmacı... bir ortamın ölümünün 1.yılını anmak dolayısıyla helva kavurup, bu helvanın dağıtılmasına karar verildi.

Forumda oluşturulan eylem komisyonu, forumdan sonra bunun detaylarını konuştu.

Bu hafta 25 Temmuz Perşembe günü saat 16.30’da -yeni döneme kadar yapacağımız son forum olan- forumda bu eylemlilikte bunun dışında neler yapabileceğimizi konuşma kararı alındı.

Bunun dışında eğer yapabilen olursa 1 Ağustos’a kadar rektörün 1 yılda yaptıklarını var olan videolarıda derleyerek, facebook, twitter vb. Sosyal medyada yayıp, bu eylemliğimizi böyle bir şekilde duyurma kararı alındı.

Ayrıca bu hafta perşembe günkü foruma kadar her birimiz çevremize rektörün son 1 yılınıda anlatarak bu eylemliliği duyurup, neler yapabileceğimizi konuşmak için arkadaşlarımızı son foruma dahil etmek kararlaştırıldı.

Öneriler: O gün tabut taşınması, yaka kartları takılması, rektörlüğün önünde çadır kurulması vb. Önerilerde ortaya atıldı.

2. Üniversitelere yeni dönemle birlikte özel güvenlik yerine polislerin görev alması tartışıldı. Bu konuyla ilgili okullar açılana kadar fiziki bir eylemlilik yapılması zor olduğu belirtildi.
Ama, bu konuyla ilgili bir blog açıp veya varolan blogu kullanıp konuyla iligili akademik, sosyolojik yazıların biriktirilebileceği söylendi. Bir tanıtım videosu da kullanılmasına da karar verildi. Bu tanıtım videosunda akademisyenlere ve öğrencilere polisin okula girmesi ile ilgili ne düşündüğü sorularak alınan cevaplardan bir kısa film elde edilmesine karar verildi.

3. Cuma günü bütün üniversiteler arası foruımun okulumuzda düzenlenmesinin duyurusunu yapılması kararı alındı.

Öğle saatinde yapılmasından dolayı katılım normale göre az olduğu gözlendi. Bu nedenle forum saatinin 16.00 olarak kalmasına karar verildi.


Forum Perşembe günü saat 16.00’da tekrar buluşmak üzere bitti. 

18 Temmuz 2013 Perşembe

"İTÜ Gezi Forumu - 7" Notları - 18.07.2013

                                                                                       
Bir önceki forumdan aktarılan gündemler;

 Üniversitelere özel güvenlik yerine gelecek olan polislere karşı nasıl bir eylemlilik sürecine girilebileceği ve bu konuda üniversiteler arası yapılabilecek bir forum.

* Rektör Karaca’nın  İTÜ’de 1. Yılında yapılabilecek eylemler.

Acil gündem;

Sabah baskınları ile evlerinden ve yurttan alınan öğrenciler için neler yapılabilir.

Öneriler;

-İstanbul Üniversitesi hukuk öğrencilerinden bildiri önerisi geldi, bu bildiri de polis baskınlarında nasıl davranılacağı ve hukuki haklarımız olacak.

-Polisin üniversitelere girmesi hakkında öğrencilerin bilgilendirilmesi gerektiği konuşuldu. Bu, video bildiri veya afiş ile yapılabilir fikri geldi.

-Ytü öğrencisinden öneri; okula polisin gelmesi, ders boykotu ile protesto edilebilir; polis varsa, öğrenci yok.

-İst. Üni. deki aranan 10 öğrenci için sosyal medyadan bilgilendirme önerisi.

-Açık alan teknolojisi' fikri ortaya kondu. ( Aktivist filiz telek ve funda aral isimleri aratılarak bilgi edinilebilir).

-Genel bir üniversite forum sayfası açılabilir fikri ortaya kondu.

-Baro ve tabipler birliği odasıyla iletişime geçilmesi konuşuldu.

-Değişen gündemler yüzünden bazı fikirlerin ötelenmesinden yakınıldı.

Alınan kararlar;

-Önce üniversite forumlarının kendi aralarında konuşup sonra iletişime geçilmesi fikrinde karar kılındı. Diğer üniversitelerin forum adresleri paylaşılması için üniversitelerden adaylar belirlendi.

-Üniversiteler arası bir forum yapılması kararlaştırıldı; 26 Temmuz Cuma 18.00’da İTÜ Maslak Kampüsünde yapılacak olan foruma diğer üniversitelerden katılım sağlanacaktır.

*Rektör Karaca'nın göreve başlamasının yıl dönümünde (6 Ağustos) yapılacak etkinlikle ilgilenebilecek gönüllülerin, internet üzerinden çağrısı yapılarak belirlenmesine karar verildi. Bu arkadaşlar, yapılabilecekler için bir ön çalışma yapıp forumda iletecekler.

-Deneme amaçlı 22 Temmuz Pazartesi günkü forumun saati 12.30a 
alındı.

-19 Temmuz Cuma günü gözaltına alınanlara destek olmak için saat 10:00’ da Çağlayanda toplanmaya karar verildi.

-Çapa tıp fakültesi öğrencisi yarın Çağlayan'da öğretim üyeleriyle birlikte toplanacak.

* Kısmı forumda konuşulmasına rağmen bilgilendirme yazısına eklenmesi unutulan kısımdır.

#TMMOBaDokunma

Basına ve Kamuoyuna;

Hem yorucu ve zorlayıcı, hem de geleceğe umutla baktığımız tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan sokaklarda, parklarda, mahallelerde ve üniversitelerde, halkın hiçbir ihtiyacını karşılayamayan yönetim biçimleri ve yöneticilerden kurtulma çabasını görerek umutlanıyor, bir yandan da faşizmin palalı, silahlı, gaz bombalı, kelepçeli ve bürokratik hallerinin hepsini yaşıyor ve kaygılanıyoruz. Kaygımız asla kişisel korkularımızdan değil, yaşanan hukuksuzlukların tarihimize bırakacağı kara lekedendir. Gencecik insanların yaşama haklarını, özgürlüklerini ellerinden alanlar, halkın sesine tahammül edemeyen, her muhalif sesi zorbalıkla kısabileceğini sananlar, er ya da geç tarihin acımasız gerçekliğiyle yüzleşecektir.



Salı sabahı şafak vakti İTÜ’lü arkadaşlarımız İsmail Cem, Özgür ve Uğur’u yataklarından gözaltına alan; Ethem’in, Abdullah’ın, Medeni’nin, Mehmet’in, Ali İsmail’in katili AKP iktidarı yıllardır her iktidarın yapmaya çalıştığı gibi meslek örgütümüz TMMOB’yi istediği kalıba sokmaya çalışmaktadır. TMMOB, on yıllardır ölüm saçan denetimsiz rant projelerinin, işçilerini can güvenliğinden yoksun bırakan işverenlerin, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın kuyusunu kazmaya çalışan neoliberal politikaların karşısında tüm gücüyle durmuş; üreten, sanayileşen ve demokratikleşen bir Türkiye’nin mücadelesini vererek dünyada eşi benzeri olmayan bir mühendis/mimar/şehir plancısı örgütlülüğü yaratmıştır. TMMOB, rant ekonomisiyle ayakta kalmaya çalışan AKP iktidarının, rant düşmanı kabusudur.  Meslek örgütümüze karşı girişilen bu müdahale çabası ilk değildir, belli ki bu düzen değişmedikçe son da olmayacaktır. AKP, ne çok büyük maddi ve lojistik destek verdiği işbirlikçi, piyasacı aday listeleriyle seçim sandıklarında TMMOB’yi ele geçirebilmiş, ne de Devlet Denetleme Kurulu raporlarıyla, örgütün bütçesini daraltan düzenlemelerle, torba yasalarla TMMOB’nin halktan yana mücadelesini etkisizleştirebilmiştir. Geçtiğimiz hafta bir gece yarısı operasyonuyla geçirilen yasayla, İmar Kanunu’nda bir değişiklik yaparak TMMOB’nin imar alanındaki kamusal denetim yetkisini elinden alan iktidar, meslek örgütümüzü bu tür kirli oyunlarla güçsüzleştireceğini sanmakta ve çok büyük bir yanılgıya düşmektedir. Başta geleceğin mühendisleri, mimarları, şehir plancıları olan İTÜ öğrencileri olmak üzere tüm İTÜ bileşenleri TMMOB’nin haklı mücadelesini sürdürmekte ve yükseltmekte kararlıdır. Bizler aynı zamanda,  “yüreğimizdeki insan sevgisini ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci içinde, bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdürme yolunda inançlı ve kararlıyız.” (Teoman Öztürk, 24.05.1980, TMMOB 24. Genel Kurulu)

Demokrasinin en temel ilkelerinden, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bugünün Türkiye’sinde tasfiye edilmiş olduğu açıktır. Tüm İTÜ bileşenleri olarak demokratik, eşit, üreten, paylaşan bir ülke mücadelesinde meslek örgütümüz TMMOB ile iç içe ve omuz omuza olduğumuzu kamuoyuna bildiririz.
İTÜ BİLEŞENLERİ